Ferit'in Feryadı:Sonsuzluğa Hasret

25/2/2009 · Kategori: Yazılarım



Yasin'in haber verdiği üzere üstad Farid Farjad 18 Nisan'da Bostancı'ya geliyormuş.Üstadın İstanbul'daki tek konserini benim mıntıkamda verecek olması ne garip.Bir görev söz konusu olmazsa bu fırsatı değerlendireceğim.

Sanki yıllardır yazmıyorum.Birileri kalbime dokunmasa yazacağım da yoktu zaten.Bugün sufliyetin esiri olmuş iki şahsiyet yalnızlığımdan dem vurup:''Sen bir ölüsün!'' diyerek akılları sıra beni rencide etmeye çalıştılar.Onlara cevabım:''Elhamdulillah'' oldu.Şaşırıp kaldılar,bir anlam veremediler cevabıma ve nedenini sordular.Onlara:''Yarın hesap günü nefsimi öldürdüğüme şahitlik eder misiniz? diye sordum.Bu istek onların harcı değildi tabi,anlamadılar ve gürültülü konuşmalarına devam ettiler.

Farid Farjad'ın kemanı kalbe hitap eder.Varlık sebebinden uzakta bu dünya cehennemine atılmış olan insanın,bütün aldatan perdeleri kaldırdığı vakit bulacağı duygu hasretten öte bir şey değildir.Sonsuzluğa hasret,en sevgiliye hasret...

Bu dünya bir lunapark olmuş adeta.Heryer hınca hınç dolu,gürültülü bir müzik yeri göğü inletiyor.İnsanlar; gondolda geriliyor,pistte arabalar çarpıştıkça gülüp eğleniyor ve perili evde korku dolu anlar yaşıyor.Eğlenenleri izlemek durumunda kalan bazı çocuklar iç geçiriyor,bazısı hüngür hüngür ağlıyor.Kimisi de meydanın ortasında kulakları tıkalı,elleri bağlı:''Banane ben oynamayacağım'' diye söylenip duruyor.Ben mi nerdeyim? Ben gürültünün en yoğun olduğu yerde,karanlık bir köşede keman çalan deliyim.Beni duymuyorsunuz...


Bu dünya hayatını zevk ve eğlence yeri olarak görenlerin kuşatmasında Hakan Günday'ın ''anlaşılmak'' üzerine yaptığı tesbite bir göndermeydi bu benzetme...

Kalbinizi diriltin,Farid Farjad dinleyin...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »