İşittik ve İtaat Ettik
31/5/2009 · Kategori: Yazılarım

Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Ey insanlar! Siz içinizdeki şeyleri açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onlardan dolayı hesaba çeker. Sonra dilediğini affeder, dilediğini azaba uğratır. Doğrusu Allah her şeye kadirdir (Bakara Suresi 284. ayet)
Allah resulu ayeti ashabına tebliğ etti.Ayet;içinizden,aklınızdan geçen her türlü kötülüğün ve fenalığın hesabını Allah size soracaktır diyordu.
Sahabenin çilekeş omuzları böylesi ağır bir yük görmemişti.Ayeti duyan rengi benzi atmış bir şekilde mescide,efendimize(SAV) koşuyordu.Kendilerinden istenen herşeye evet diyen,birgün olsun ''of'' demeyen sahabe,nasıl olup da bu ayete gücünün yetmeyeceğini söyleyecekti.Mescide girenin dizlerinin bağı çözülüyor,olduğu yere çöküp kalıyordu.Efendimiz(SAV) çehreleri dertli sahabeyi görünce onlara: ''Ne istiyorsunuz?'' diye sordu.İçlerinden biri cesaret edip umumun derdini ayan etti ve şöyle dedi:''Ya resulallah Allah'ın bize farz kıldığı;namaz,oruç,cihat,sadaka işte bunları gücümüz yettiğince yerine getirmeye çalışıyoruz.Fakat bir ayet indiki vallahi buna gücümüz yetmeyecek''. O sahabeki: ''Ey iman edenler! Allah'tan O'na yaraşır şekilde, hakkıyla korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin'' ayeti nazil olduğunda namaz konusunda rüşdlerini ispat etmiş;alınları, dizleri nasır tutmuştu.Mallarını Allah yolunda infak etmiş,cihat çağrılarına kayıtsız kalmamışlardı.İşte bu ashab,bu defa ayet karşısında gücümüz yetmeyecek diyordu.Efendimizin(SAV) büyük siyah gözleri hüzünle dolmuştu.İnsanoğlunun en güzelinin çehresi gözyaşı sağanağının arifesindeydi.Fakat birden ince uzun kaşları çatıldı,kaşlarının arasındaki damar belirginleşti.Çünkü burada bir isyan emaresi sezmişti.Allah resulu sahabeye şöyle dedi:Sizden evvel, iki ehli kitabın;hristiyan ve yahudilerin dediği gibi: ''Evet Allahım emirlerini duyduk ama başkaldırıyoruz'' mu demek istiyorsunuz? Derdi ayan eden sahabe konuştuğuna bin pişman olmuştu.Başlarını eğmiş sükut etmişlerdi.O şefkat ve merhamet peygamberi,yüzü semada meseleyi hafifletmenin yolunu arıyordu,vahiy bekliyordu.İnsan içinden geçenin de hesabını verirse hali nice olurdu? Mahsun bir şekilde durumu kabullendiler ve ne yapalım der gibi başlarını kaldırıp gözlerini efendimize(SAV) çevirdiler.Allah resulu şöyle buyurdu:''Allahım işittik ve itaat ettik''.Ardından sahabe, efendimizin(SAV) sözlerine iştirak etti.Hepsi birlikte:''İşittik ve itaat ettik'' diyordu.Hakimlerin hakimine olan biat, bir kutlu beste gibi arzdan arşa yükseliyordu.Derken semanın dili çözüldü ve ayetler nazil oldu.
''Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, müminler de! Onlardan her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. "O’nun resullerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz." dediler ve eklediler: "İşittik ve itaat ettik ya Rabbenâ, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır." (Bakara Suresi 285. ayet)
''Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!'' (Bakara Suresi 286. ayet)
Allah'ı görüyormuş gibi yaşamak,işte takva ehline yaraşan,ihsan makamına ulaştıran hal...Ayetler nazil olduğu sırada yaşanan bu hadiseleri dinlemek beni hep duygulandırmış ve nihayetinde sarsmıştır.Kalemim yettiğince yazmaya çalıştım,varsa bir eksiklik,hata bendendir.Her türlü hatadan ve yanlıştan münezzeh olan Allah'tır.Allah'ın sözleri kainatın en kudretli sözleridir.

