Sultan'dan Gelen Cevap 2
25/7/2008 · Kategori: Yazılarım
Sultanımdan cevap geldi. Ama ne cevap…
Ben aslında ona âşık değilmişim, aşka âşıkmışım ve masalsı bir rüyanın içindeymişim. Kendisinin bir muradı varmış. Bir gün belki(bu ‘’belkinin’’ içerisinde bile yer alma olasılığımın muğlâk olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım) tekrar sevebilirmiş.
Umut fakirin ekmeğidir dedim; yanlış anladığımı düşünerek güvendiğim dostlarıma gönderdiği şiiri okuttum. Bir tanesi bile iyiye ve güzele dair bir yorum yapmadı. İşin acı tarafı sebepsiz yere kendimi düşürdüğümü söyleyerek beni suçladılar. Sevdama inanmayan bir sevgili ve bana deli gözüyle bakan dostlarım; bu keşmekeş içimde tarifi mümkün olmayan bir yalnızlık hissi uyandırdı.
Sultanımın yüzünde güller açtırmak, gözlerinde ışıl ışıl bir parıltı hâsıl etmekti amacım fakat bu emellerime ulaşamadım. Ben gülümsediğine şahit olmadım ama aklınıza yanlış bir şey gelmesin somurtkan biri değildir o; işin aslı içi kan ağlarken ruhiyatını sahte bir gülüşle perdelemeyecek kadar asildir. Gam yüküyle buğulanmış güzel gözlerinin altındaki yağ bezelerinden biri olmak isterdim, öyle imreniyorum ki onlara ne kadar da şanslılar… Peşinden kilometrelerce yol gittim, nice yazı yazdım ama ona sevdamı inandıramadım, bilseniz ne kadar bedbahtım.
Günahı göze alıp içkiye vurayım dedim kendimi, sonra aşık iken içmek ateşe benzin dökmekten farksızdır dedi birisi, vazgeçtim ben yine adalar istikametinde denizi kurşunlayarak kaderime sitem ettim.
Bunca cefasına rağmen yinede unutmak istemezdim onu, ama işte şu kederli dalgınlık hali yok mu? Korkuyorum kahpe kurşun savunmasız alacak canımı, bir tek mermi yakmadan Rabbimin karşısına çıkacağım. Bu utancı kaldıramam, cennet cehennem olur bana.
Umudumu yitirdim, geri dönmeyecek. Unutmak istiyorum artık onu, unutmak…

