Zindan...

2/7/2009 · Kategori: Yazılarım

Hangisi daha evla bilemedim.Samimiyet peçeli buz kalıbını boyuna silkeleyip özündeki kutsiyeti açığa çıkarmaya çalışmak mı? Yoksa eller semada duadan gayrı bir şey etmemek ve sükut içerisinde nihai sonu beklemek mi?

Ne feryad edersin divane bülbül
Senin bu feryadın Gülşene kalsın
Bu dünyada eremezsen murada
Huzuru mahşere divana kalsın*



Üstadın mezarından kopardığım çiçek.

Bekliyordum ama kimi? Mana cevherine yüz çevirmiş ‘’Nefsi,nefsi! ‘’diye hınçla feveran eden, mutluluğu; kalbi kırık aşıklar peyda etmekte bulan sanatlı sufliyeti mi? Yoksa, yarini bulmanın sevinciyle köy yolunda neşeyle koşan, buram buram Anadolu kokan saffet abidesini mi? Birinin gelmesi tabiatına aykırıydı, diğeri ise gelemeyecek kadar uzaktaydı; ötelerin ötesinde…

Bir zaman sonra bu düşünceler zihnimi sessizce terk etti. Artık mücadele etmiyordum. Göz pınarlarımın kuruduğunu acı bir şekilde fark ettim. Dünyaya dair kaygılara düşünce kalbi melekelerim körelmiş adeta iflas etmişti. Rabbim zalimin eliyle beni bu halden kurtardı. Kanun koruyucusu artık zindan bekçisiydi. İdareden kodese bir garip tasfiyeydi olan.

Reis Bey’in ilhamıyla parmaklıkların üzerine hayalimde bir sözcük yazdım: Merhamet! Mahkûmların isteklerine, feryadına hep merhametle mukabelede bulundum. Onların duasının derdine düştüm. Ne, sara krizleri geçiren bombacı Mülayim,ne de sarhoş Rizeli.Sade biri
beni fazlasıyla yordu; merhametin öldürdüğü arsız Ukraynalı Helena… Bitmek bilmeyen istekler ve suiistimaller,mevzu Helena olunca değişmez kabullerdi.Bir gün sabrımı yitirdim ve kalbini kırdım,sonrasında pişman oldum ama belli de etmedim.Ertesi gün beni zindanın önüne çağırdı ve parmaklıkların arasından kağıttan yaptığı gülleri uzattı. İşte merhametten doğan  iyilik ve incelik dedim kendi kendime.Gözyaşlarım içime aktı.

Uğradığım zulüm karşısında her şeyi unutmuştum.Ailemi,dostlarımı,arkadaşlarımı ve sultanı.O kağıttan güller bana kim olduğumu hatırlattı.Sultan benim kalbimi değiştirdi. Fakat ben ihlas yoksunu dualarım ve aşağı seviyemden olsa gerek ona zerre tesir edemedim.Şimdilerde çektiğim çileyi kalbimin saflaşması adına başka bir merhale olarak görüyorum.Rabbimin bir gün sultana dair olan dualarımı kabul etmesini diliyorum.


*''Ne feryad edersin divane bülbül'' : Erzurumlu Emrah

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki ::